'kitap özet' yazıları
En Geniş İçerikli Kitap Özetleri ve Performans Ödevleri Sitesi
KİTABIN KONUSU:
Yazar, kahramanı Kate Sinclar’ın sıradan yaşamı ile gerilim dolu vahşi bir dünya arasındaki o ince çizgiyi ustalıkla çizmiştir.
KİTAP ÖZETİ:
Romanın baş karekteri Kate bir terapisttir ve işi, diğer insanların yaşamlarındaki aksaklıkları gidermektir. Geçmişte sonsuza dek gömülü tutamayacağı bazı sırlar vardır. Kate’in herkes tarafından özlenen yaşamı, üvey kız kardeşi Jo Lynn’in, on üç kadına tecavüz edip onları vahşice öldürmekten yargılanan Colin Friendly ile evlenmek istemesiyle paramparça olur.
Kate kendini kısa bir zaman içinde Colin’in, huzurlu aile yaşamını mahvetmesini engelleme çabası içinde bulur. Daha da kötüsü, yetmiş beş yaşındaki annesi giderek bunamakta ve zaten asi olan büyük kızı ise teyzsinin etkisi altına girmektedir. Colin ile Jo Lynn evlenirler. Colin, Jo Lynn yardımıyla hapisaneden kaçar. Colin daha önceki kurbanlarına yaptığı gibi Jo Lynn’de öldürdükten sonra Kate’in evine gelir. Elindeki bıçakla Sara’nın boğazına yapışır, bu arada Kate’in annesi arkadan yaklaşarak elindeki sert bir cisim ile Colin’in kafasına vurarak bayıltır. Böylece Colin yakalanarak ait olduğu yere geri döner. Kate ve ailesini geri kalan hayatı geçmişte olduğu gibi huzurlu bir şekil alır.
KİTABIN ADI : İKİ GÜZEL GÜNAHKAR
KİTABIN YAZARI : AHMET RASİM
YAYIN EVİ VE ADRESİ : ARBA ARAŞTIRMA BASIM YAYIN TİC. LTD. ŞTİ. SİRKECİ/İSTANBUL
BASIM YILI : İSTANBUL/AĞUSTOS 1988Kitabın Konusu
Kitap iki hikayeden oluşmaktadır. Birincisi ‘Bedia’ ikincisi ise ‘Güzel Eleni’ ismindedir. Birinci hikaye de Bedia adlı güzel bir Osmanlı kızının yaşadığı aşklardan ve bir sevgilisinden aldığı intikamdan bahsedilir. İkinci kitap ise Eleni adlı güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olana kadar başından geçenleri anlatır.
Kitabın Özeti
Bedia annesiyle yaşıyan güzel, cilveli ve erkekleri parmağında oynatabilen bir Osmanlı kızıdır. Çapkınlığı ise dillere destandır. Kaç sevgili değiştirdiğinin haddi hesabı yoktur. Bedia kibar bir aile mensubudur. Pederi zengin ve eğlenceye düşkündü. Konaklarında hemen her gece eğlenceler düzenlenir, içkiler içilir, gülüp eğlenilirdi. Bütün bunların Bedia’nın kişiliğinin oluşmasındaki etkisi tabiki tartışılamaz.
KİTABIN ADI : SODOM VE GOMORE
KİTABIN YAZARI : Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU
YAYIN EVİ VE ADRESİ : İletişim Yayınları İSTANBUL
BASIM YILI : 1984
Kitabın Konusu
İstanbul’un işgali ve İstanbul halkının işgale karşı gösterdiği tepkiler.
Kitabın Özeti
Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u, İngilizler şehri işgal etmiş ve saray buna sessiz kalmıştır. İstanbul, Anadolu’ dan kopuk ayrı bir dünya gibidir, tıpkı Sodom ve Gomore gibi.Tanrının lanetlediği şehirlerden ikisidir. İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla beraber olmaktan gayet mutludurlar. Leyla’da bunlardan biridir.Bu nazik kızlarımız Kuvayi Milliyetçileri yabani dağ insanı olarak görmekte,hatta tiksinmektedirler.
Kitabın Konusu
Kitapta Kenan adlı kişinin karısının çantasında bir anahtar bulmasıyla başlayan olaylar ve sonunda bütün şüphelerinin boş bir kuruntu olduğu anlatılmaktadır.
Kitabın Özeti
Kenan bir gün anahtarını kaybeder ve gururlu bir insan olduğundan bunu kimseye söyleyemez. Habersizce karısının çantasından anahtarı alıp aynısını yaptırır. Daha sonra evin kapısında denediğinde kapı açılmaz. Olaylar böyle başlar. Kenan hem karısı Perihan’a sormaya çekinir hem de kendi kendine devamlı şüpheler üreterek olayı git gide büyütür. Kenan’ın içerisinde bulunduğu bu durum bir hastalıktır. Artık çevresindeki bütün erkeklerden şüphelenmekte, belki de bu anahtar onlardan birinin evini açıyor diye kendini yiyip bitirmektedir. Hatta bu durum karısını takip ettirmeye kadar varır. Bir gün karısının sürekli gittiği bir arkadaşının oturduğu apartmana karısının eski kocası Vecdi’nin taşınmış olduğunu öğrenir. Artık aklında tereddüt kalmamıştır. Oraya gidip anahtarı Vecdi’nin evinde deneyecektir.
KİTABIN ÖZETİ
Sevdalinka,belgesel nitelikli bir romandır. Boşnakların tarihteki rolü, Bosna Savaşı ve öncesinde gelişen olaylar kronolojik bir sıra takip edilmeksizin roman kurgusu içinde anlatılmaktadır.
Roman kahramanı, Nimeta, bir inşaat mühendisi ile evli ve iki çocuk annesidir. Bosna Televizyonu’nda haber görevlisi olarak çalışmaktadır. Mesleği gereği, Bosna Savaşının başlamasına kadar ülke içinde meydana gelen olayları yerinde gözlemler. Bu görevlerden birinde Zagreb’de çalışan gazeteci Stefan ile tanışır. Kısa zamanda ilişkileri aşka dönüşür. Nimeta , ailesi ve Stefan arasında bir tercih yapma zorunluluğu karşısında kendi içinde psikolojik bir savaş vermektedir. Aynı günlerde ülke içerisinde de mevcut düzen yavaş yavaş bozulmakta , Yugoslavya Federasyonu muhtemel bir iç savaşa doğru ilerlemektedir. Daha net bir ifade ile , Sırbistan , “Büyük Sırbistan” arzusuyla federasyonu sonu meçhul lakin muhakkak kan ve acı dolu bir savaşa ; faturasını Boşnaklar’ın çok ağır ödeyeceği kanlı bir savaşa sürüklemektedir.
“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” düsturunun insanlığın mutluluğu açısından ne kadar vazgeçilmez bir anlam taşıdığını çarpıcı bir biçimde okuyucuya gösteren bir kitaptır.