Kitap Özetleri Oku.com

En Geniş İçerikli Kitap Özetleri ve Performans Ödevleri Sitesi

'kısa kitap özetleri' yazıları

DEVLET ANA – KEMAL TAHİR – ROMAN

Eser adını roman kahramanı Devlet Hatun’ dan alır. Dört bölüme ayrılmış olan eserde Osmanoğullarının ortaya çıkış yılları , savaşçı dervişler , hilebaz keşişler , Şeyh Edebali , Yunus Emre gibi kişileriyle maceranın , aşkın , inancın , tarih-masal potasında eritilmesiyle yazıya dökülmüş biçimidir.

Yazının Devamını Oku »



GERMİNAL – EMİLE ZOLA


Kısa Kitap Özeti

Zola, Germinal’i gerçek yaşamdan kurgulayarak, yani içinde yaşayarak, gözlemleyerek kaleme almıştır. 9 Şubat 1884’te Anzin Maden Ocakları’nda bir grev patlak verir. Zola soluğu hemen orada alır. Orada günlerce kalır. Not defteri elindedir; sorar, araştırır, gözlemlerde bulunur.Meyhanedeki maden işçileri ile konuşur. Kazılan yeni galerilere olsa olsa altmış santimlik deliklerden girilir. Maden ocağından çıkan işçilerin tanınmayacak durumda olduklarını görür. “Güldükleri zaman zenci sanırsınız.” Ocak çevresinde barakaları, barakaların içinde açlık sınırında insanları, ocaklardaki kâr hırsı ile ihmal edilmiş kolan lambaları, kazaları, ölümleri ve işçi sınıfının direnişini anlatır. Bu öyle bir kavgadır ki; sımsıcak ekmeğin kokusunu ve ılık ılık akan terin, kanın kokusunu ve bu amansız kavgayı içiçe ve usta kurgularla soluk soluğa, sanki olayın içindeymişsiniz gibi yaşatır size Zola. Aşkı, sevgiyi ve sevdayı ekmek kavgası ile ilmik ilmik işleyen dev bir roman çıkar karşınıza. Öyle bir romandır ki, bir tarafta işçi sınıfıyla örgütlü mücadele durur, diğer tarafta kuyuya yerleştirilmiş bir anarşist dinamitle birden savrulursunuz. Son nefeste dahi sevginin doruğa çıktığına ancak Germinal’de tanık olabilirsiniz. Etienne ve Catherine arasındaki ilişki, aynı zamanda bir mücadele içindeki aşkı da anlatır. Maden işçilerinin duyguları, kararmış yüzlerinden sımsıcak bir sel gibi akar yüreklere. İnsanca bir yaşam kavgası ve aşklarıyla, o dönemki gerçek maden işçilerinin yaşamını ortaya koyar Zola.

Yazının Devamını Oku »



ARABA SEVDASI – RECAİZADE MAHMUT EKREM

Üstünkörü bir eğitim görmüş Bihruz Bey bir vezir oğludur. Babası ölünce çok büyük bir servete kavuşur. Kendini eğlenceye kaptıran Behruz gönlünü Periveş adlı bir kıza kaptırır. Yalancı ve dalkavuk arkadaşı ona Periveş’ in öldüğünü söyler , bu üzüntü içinde Şehzadebaşında yürürken Periveş’ e çok benzeyen birini görür ve onu Periveş’ in ablası sanır. Bihruz’ un ahmaklığını anlayan kadın , Periveş diye aradığı kişinin kendisi olduğunu söyler. Sonunda Bihruz gözünde çok yücelttiği kadının iyi biri olmadığını anlar.

Yazının Devamını Oku »



Bugünün Saraylısı – Refik Halid Karay

Kitabın Adı : BUGÜNÜN SARAYLISI
Kitabın Yazarı : Refik Halit KARAY
Yayın Evi : İnkılap Yayınevi
Basım Yılı : 1985

Kitabın Konusu

Orta gelirli İstanbul’da yasayan bir aileye, sonradan görme zengin bir akrabanın kızı olarak gelen bir kız ve bu ailenin yargı değerlerini nasıl alt üst edişi konu ediliyor.Kızın aileye gelir olarak sağladığı katkılar,kaprisleri ve güzel olmasından dolayı bir çok talip çıkması aile içinde nasıl etkiler yaptı anlatılıyor.

Kitabın Özeti

Postacının bile pek seyrek uğradığı evlerine postacı bir gün bıraktığı mektup evde şaşkınlık uyandırır.Mektupta Ata Efendinin teyze oğlu Yaşar kızını İstanbul’a yollayacağı yazmaktadır.Ayrıca yanında üç yüz lira göndermektedir.Böyle bir şeyi istemeyen Ata Efendi evde oluşabilecek problemlerden kaygılanmaktadır.Ama zengin olan teyze oğlunun göndereceği para hiçte göz ardı edilecek bir miktar değildir.Ayrıca kız güzel ise evde bulunan huzurun kaçabileceğini düşünmektedir.

Yazının Devamını Oku »



Serçekuş – Cahit Zarifoğlu

“Serçekuş” çağdaş bir masal. Çocuk gibi düşünen, etrafına çocuk gibi bakan bir serçenin avcı ile başlayan macerası. “Serçekuş”un en belirgin özelliği anlatımındaki şiirselliği olarak belirir. Her yaştan okurun zevkle okuyabileceği bir kitap. Bu yönüyle “Serçekuş” çocuk edebiyatımızın klasikleri arasında önemli bir yere sahip bulunuyor.

Kitap Özeti:
Serçekuş’u bir gelincik tarlasının n içindeki yuvasında yaşar. Güneş doğmadan kalkar ve sabahın bütün güzelliklerine tanık olur. Güneşin doğuşuyla birlikte avlanmak için yuvasından çıkar. Gölbaşı Gölü’ne gelen avcıları görür. Daha sonra Kocabağ Köyü’ne doğru yol alır. Oralarda karnını doyurmaya çalışır. Orada köylüleri izler. Akabinde koruluklar arasında gezinmeye başlar. Aklına birtakım sorular gelir. Güneş vücudunu ısıttığı için onu soba gibi düşünür. Güneşi tabiatın efendisi olarak görür. Daha sonra güneşe de hakim olan bir varlığın olduğunu düşünmeye başlar. Uçarken yükselmeye başlar. Artık o kadar yükselmiştir ki her şeyin küçük olduğunu görür ve nefes almakta da zorlanmaya başlayınca geri alçalır.

Yazının Devamını Oku »



« Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa »