Kitap Özetleri Oku.com

En Geniş İçerikli Kitap Özetleri ve Performans Ödevleri Sitesi

Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması – Dede Korkut hikayeleri

11 Ekim 2007

Dede Korkut hikayeleri arasında yer alan Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması, bir şölen sırasında sarhoş olan Salur Kazan ava gitmek istemesiyle başlar. Dayısının karşı çıkmasına rağmen, oğlu Uruz’u çadırını koruması için bırakıp ava gider. Salur Kazan’ın yokluğunu fırsat bilen düşmanları evini basar, ailesinden olmayan Saru Kulmaş adlı kişi çadırı savunurken, Karaçuk Çoban’ın iki kardeşi de koyunlarını savunurken ölür, karısı Burla, oğlu Uruz ve annesi tutsak edilir. Av sırasında kötü bir düş gören Salur Kazan, kardeşi Kara Göne’ye başvurur, ancak Kara Göne karamsar sanrılarıyla Salur Kazan’ın korkusunu arttırır. Salur Kazan avı bırakıp çadırına döner, olanları görür ve ailesini aramaya başlar.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : 100 Temel Eser (İlköğretim),100 Temel Eser (Ortaöğretim)

Dirse Han Oğlu Boğaç Han – Dede korkut hikayesi

09 Ekim 2007

Dirse Han Oğlu Boğaç Han, Bayındır Han’ın sohbetine giden Dirse Han’ın Kara Otağa oturtulması ile Dirse Han’ın karşılanması sırasındaki duygu ve düşünceleri ile oğlu Boğaç Han’ın kahramanlıklarını anlatan Dede korkut hikayesi.

Bayındır Han hükmettiği halka her sene büyük şölen düzenler, yine bir sene gelecek konukların üç ayrı çadırda ağırlanmasını emreder. Bunlar Ak, Kızıl ve Kara çadırlardır. Ak çadır oğlan çocuğu olanlara, Kızıl kız çocuğu olanlar için Kara çadır ise hiç çocuğu olmayanlar içindir. Bayındır Han çocuğu olmayanları, üremeyenleri Tanrı’nın lanetledikleri olarak görür. Dirse Han’ın ise çocuğu yoktur yanındaki 60 adamıyla geldiğinde bu davranışı hoş karşılamaz ve hanımına hesap sormaya karar verir. Hanımından hesap sorarken kendini öğüt dinlerken bulur, ama öğüdü de tutar ve büyük yemek düzenler. İnsanlara yardım eder hayır duası alır ve sonunda sağlıklı bir oğlu olur. Oğlan büyür ve Bayındır Han’ın büyük boğasıyla güreşir, kuvvetli yumruğuyla boğayı dizginler ve

Yazının Devamını Oku »


Kategori : 100 Temel Eser (İlköğretim),100 Temel Eser (Ortaöğretim)

Benim Küçük Dostlarım

08 Ekim 2007

Dikkat: Bu bir özet değil, romandaki öğretmen hakkında yapılan bir incelemedir.

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM’DA ÖĞRETMENİN ÖZELLİKLERİ*
Halide Nusret Zorlutuna (1901-10 Haziran 1984), yazı hayatına Millî Edebiyat döneminde başlamıştır. Sade dili ve samimî, zarif üslûbu ile; şiir, roman ve hâtıra türünde önemli eserler vermiştir. Ayrıca 1924-1957 yılları arasında değişik yerlerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Meslek hayatının ilk yıllarından 1948 yılına kadar gelen, okul hâtıralarından bir demet sunduğu “Benim Küçük Dostlarım” adlı kitabı; eğitim ve öğretim açısından büyük önem taşır. Kitabın ilk baskısı 1948’de yapılmıştır. Okul hatıralarını anlatırken, öğretmende bulunması gereken üstün vasıfları da belirtir. Tecrübe süzgecinden geçen bu vasıflar, her öğretmen için birer hazine değerindedir. Öğrenciler için ise bir kaynaktır. Öğretmen ve öğrenci bütünleşirse…

Yazının Devamını Buradan Okuyabilirsiniz

Yazının Devamını Oku »


Kategori : 100 Temel Eser (İlköğretim)

Yalnız Efe – Ömer SEYFETTİN

08 Ekim 2007

1.KİTABIN KONUSU:
Kezban isimli genç bir kızın ,uğradığı haksızlık sonucunda, kendisi ve mağdur duruma düşen halk için ,zalimlere ve halkı soyan kişilere karşı yaptığı mücadele anlatılıyor.

2.KİTABIN ÖZETİ:
Kumdere isimli bir köyde yaşlı bir ihtiyar ile Kezban isimli kızı yalnız yaşamaktadır.Bu ihtiyar biraz mal ve mülk sahibi idi.Yörük Hoca isimli bu ihtiyar köyün fakirlerine ,dullarına ve öksüzlerine yardım ederdi.Fakat bu ihtiyar düzenin bozulmasından dolayı büyük bir huzursuzluk içinde idi.Bunun için de ağzından‘Ah bir genç olsam!’ sözleri hiç düşmüyordu.Köylüler tarafından da sevilen Yörük Hoca, evinde düzenlediği toplantılarda bu konuları onlara da anlatırdı.
Kumdere Köyü’nün yakınlarında ovanın en zengin köyü olan Küçükalan isimli bir köy bulunmaktaydı.Eseoğlu isimli faizci Küçükalanlıların hepsine faize bağlamıştı. Bu yüzden de borcunu veremeyen Küçükalanlıları mahkum etmişti.Yörük Hoca Eseoğlu’nun ne kadar kötü bir adam olduğunu bildiği için zavallılara haber göndermişti.Fakat sözünü dinletemedi.İşte sonunda Eseoğlu bütün arazilerini zaptetmişti.Eseoğlu aynı planı Kumdere’ye uygulayamadığı için biraz hırslıydı.Bu yüzden bütün memurları ve devlet görevlilerini kışkırtıyordu.Her yeni gelen kaymakama burasının eşkıya yatağı olduğunu söylüyordu.Halbuki Kumdere halkı ,kendi geçimlerini kendileri sağlardı.Ova işleri ve avcılıkla uğraşan halkın hiçkimseye zararı yoktu. http://www.kitapozetlerioku.com/

Bir gün kasabadayken Yörük Hoca ile Eseoğlu karşılaşır.Yörük Hoca o sıralar harmanı yeni sattığından biraz para sahibi idi.Eseoğlu Biraz borç para ister.Yörük Hoca’da istediği parayı verir.Üç sene geçmesine rağmen Eseoğlu hala borcunu vermemiştir.Fakat Yörük Hoca Eseoğlu’ndan borcunu almaya karalıdır.Bir gün Yörük Hoca borcunu almak için Eseoğlu’nun yanına gider.Olmusuz bir tepkiyle karşılaşan Yörük Hoca borcunu

Yazının Devamını Oku »


Kategori : 100 Temel Eser (İlköğretim)

Divân-ı Lügati’t-Türk

07 Ekim 2007

Kaşgârlı Mahmut tarafından 25 Ocak 1072‘de Bağdat’da yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074‘te bitirilmiştir. Abbasî Halifesi El-Kaim döneminde yazılmış, Halife Muktadi Bi’llah’a sunulmuştur. Bu kitap Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin de Arapça kadar önemli bir dil olduğunu kanıtlamak amacı ile yazılmıştır.Kitabın arkasında ise Türk haritası vardır, bu haritanın diğerlerinden farkı nehirlerin, denizlerin vb. gösterilmiş olmasıdır. Ayrıca harita daire şeklindedir, bu o zamanlarda bile Kaşgarlı Mahmud’un Dünya’nın yuvarlak olduğunu bildiğinin bir kanıtıdır.

Divân-ı Lügati’t-Türk’ün önsözü

Tanrının devlet güneşini Türk burçlarından doğurmuş olduğunu ve Türklerin ülkesi üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş olduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verdi. Ve yer yüzüne hakim kıldı. Cihan imparatorları Türk ırkından çıktı. Dünya milletlerinin yuları Türklerin eline verildi. Türkler Tanrı tarafından bütün kavimlere üstün kılındı. Haktan ayrılmayan Türkler, Tanrı tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi. Türkler ile Birlikte olan kavimler aziz oldu. Böyle kavimler Türkler tarafından her arzularına eriştirildi. Türkler, himayelerine aldıkları milletleri kötülerin şerrinden korudular. Cihan hakimi olan Türklere herkes muhtaçtır, onlara derdini dinletmek, bu suretle her türlü arzuya nail olabilmek için Türkçe öğrenmek gerekir.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : Ders Notları