'100 Temel Eser (İlköğretim)'
En Geniş İçerikli Kitap Özetleri ve Performans Ödevleri Sitesi
100 Temel Eser’de yer alan usta yazar Sait Faik Abasıyanık’ın, tüm öyküleri ve yazıları içinden özenle seçilmiş yirmi bir öykü Sait Faik’ten Seçme Öyküler’de.
Çocukların hayal dünyalarına denizin mavisini, balıkların pulların, martıların sesini, insan, tabiat ve hayvan sevgisini kısaca “sevmekle başlayan her şeyi” katan birbirinden güzel öyküler, Cem Kızıltuğ’un kaleminden yine birbirinden güzel görsellerle çocukların dünyasında hayat buluyor.
Şukufe Nihal’in MEB tavsiyeli kitaplar listesinde de yer alan eseri “Domaniç Dağlarının Yolcusu”, Leyla ile Mecnun Yayınları tarafından okurla buluşturuldu. Kadın duyarlılığı ile yazılan kitap sıradan gezi kitaplarından çok farklı bir özellik taşıyor.
Onlarca esere imza atan Şukufe Nihal’in “Domaniç Dağları’nın Yolcusu” adlı kitabı Leyla ile Mecnun Yayınları’ndan çıktı. Şukufe Nihal, Domaniç Dağlarının Yolcusu’nda büyük bir hayranlık beslediği Milli Mücadele dönemini, destanlaşan kişisel bir hikâye üzerinden anlatıyor. Hikâyeye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında İnegöl yakınlarında, Domaniç dağlarından inen bir köylü kadını, düşmana yol göstererek vatana ihanet ettiğini öğrendiği biricik oğlunu silahını çekerek öldürüyor. Yazar, bu etkileyici öyküden ve gözünde devleşen Anadolu kadınından bir iz bulmak üzere, olayın geçtiği yerlere araştırma yapmaya gidiyor. Kitap, yazarın bu gezi sırasındaki duygu ve düşünceleriyle, yaşadığı hadiselerden oluşuyor.
Binbir gece masallarının anlatılıdığı şark gecelerinin sihirli dünyasına ışınlanmak istiyor musunuz? Bu kitap ile sihirli dünyalar elinizin altında…
Peyami Safa
Peyami Safa, 1899′da İstanbul’da doğmuş bir yazarımızdır. Büyükler için yazdığı romanları vardır. 1914 ve 1918 yılları arasında öğretmenlik, 1918 ve 1961 yılları arasında gazetecilik yapmıştır. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı. Halk için yazdığı romanlarda Server Bedii takma adını kullandı. Bu isimle 80?in üzerinde roman yazdı. Polisiye ve macera romanları da yazdı. Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi yayınlandığı dönemde çok ünlü oldu. İnandırıcı bir üslupla fıkra ve makaleler yazdı. Romanlarında olaydan çok tahlillere önem verdi. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanı hasta bir gencin psikolojik durumunu yansıtır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, ilköğretim öğrencilerine tavsiye ettiği 100 Temel Eser içerisinde Havaya Uçan At eseriyle girdi.
Edebiyatımızın ünlü sanatkâr ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülâkatı, 1918′de Diyorlar ki adıyla kitaplaştıran ve bu münasebetle “Diyorlar ki Muharriri” olarak şöhret bulan Ruşen Eşref, İstanbul ve İstanbul Çeşmeleri üzerine yazdığı eşsiz yazılardan dolayı “Çeşmeler Kâşifi” ve “İstanbul Seyyahı” gibi sıfatlarla da anılmıştır. Mustafa Kemal Paşa’yı şahsî özellikleri ve askerî dehasıyla ilk defa Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan yazar, Mütareke döneminden itibaren daima Paşa’nın yanında bulunmuş, Millî Mücadeleye katılmış ve kırk ay süren bu yürüyüşe dair tahassüslerini gözyaşı, kahır ve sabırla demleyerek kaleminin ucundan damla damla akıtmıştır. Fakat Ruşen Eşref’in gözyaşları, “Niçin sen mütemadî bir ayrılıksın hayat!” feryadıyla altmış yedi yıllık ömrünün özellikle annesini, Tevfik Fikret’i ve Atatürk’ü kaybettiği en sarp yamaçlarında daha bir başka çağlamış, zaman içinde nice yedi göllere ve nice yedi veren güllerine hayat vermiştir. Ruşen Eşref’in hayatı ise -mizacı, edebî şahsiyeti ve bütün eserleriyle birlikte- şimdi elinizdeki bu kitaptadır.
Edebiyatımızın ünlü sanatkâr ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülâkatı, 1918′de Diyorlar ki adıyla kitaplaştıran ve bu münasebetle “Diyorlar ki Muharriri” olarak şöhret bulan Ruşen Eşref, İstanbul ve İstanbul Çeşmeleri üzerine yazdığı eşsiz yazılardan dolayı “Çeşmeler Kâşifi” ve “İstanbul Seyyahı” gibi sıfatlarla da anılmıştır. Mustafa Kemal Paşa’yı şahsî özellikleri ve askerî dehasıyla ilk defa Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan yazar, Mütareke döneminden itibaren daima Paşa’nın yanında bulunmuş, Millî Mücadeleye katılmış ve kırk ay süren bu yürüyüşe dair tahassüslerini gözyaşı, kahır ve sabırla demleyerek kaleminin ucundan damla damla akıtmıştır. Fakat Ruşen Eşref’in gözyaşları, “Niçin sen mütemadî bir ayrılıksın hayat!” feryadıyla altmış yedi yıllık ömrünün özellikle annesini, Tevfik Fikret’i ve Atatürk’ü kaybettiği en sarp yamaçlarında daha bir başka çağlamış, zaman içinde nice yedi göllere ve nice yedi veren güllerine hayat vermiştir. Ruşen Eşref’in hayatı ise -mizacı, edebî şahsiyeti ve bütün eserleriyle birlikte- şimdi elinizdeki bu kitaptadır.