Kitap Özetleri Oku.com

En Geniş İçerikli Kitap Özetleri ve Performans Ödevleri Sitesi

“Dante gibi ortasındayız ömrün” ne demektir – Cahit Sıtkı Tarancı – Otuz beş Yaş

13 Ekim 2015

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

 

Herkes tarafından bilinen ve Cahit Sıtkı Tarancı’nın da en ünlü şiiri olan Otuz beş Yaş şiiri bu iki mısra ile başlar. Çok sık duysak da “Dante gibi ortasındayız ömrün” kısmının ne anlama geldiğini pek sorgulamamışızdır. Peki Cahit Sıtkı Tarancı burada ne demek istemiştir?

Kim bu Dante Alighieri?
1265 yılında Floransa’da doğmuş bir İtalyan Şairdir. 1274 yılında, yani Dante dokuz yaşında iken bir komşularının verdiği davete babası ile birlikte giderler, orada komşularının sekiz yaşındaki kızı Beatrice’i görür ve ona çocukça bir sevgiyle bağlanır. İkinci defa karşılaştıklarında ise Dante onsekiz Beatrice ise onyedi yaşında birer genç olmuşlardır. Dante’nin Beatrice’e duyduğu çocukça sevgi bu ikinci karşılaşmadan sonra platonik bir aşka dönüşecek ve ömrünün sonuna kadar devam edecektir. Dante bu duygusunu kimseye açmıyor, hatta sevdiğine bile söylemiyordu. Bu karşılıksız aşktan habersiz olan Beatrice 1288 yılında zengin bir şövalye ile evlendi ve evlendikten iki sene sonra 1290 yılında hayata gözlerini yumdu.

Dante’nin kalbinde silinmez bir iz bırakan Beatrice’in ölümü üzerine Dante’nin platonik aşkı mistik ve ilâhi bir aşka dönüşmüş ve Beatrice, Dante’nin kalbinde ölmezliğe erişmişti. Beatrice öldüğünde sevgilisinin adını ölümsüzleştirecek bir eser yazmayı düşünen Dante kendini okumaya vermişti.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : Ders Notları

Anna Karenina – Tolstoy

19 Eylül 2015

Anna Karenina, Rus üst sınıfına mensup şık ve güzel bir kadındır. Kibarlığı ve saygıdeğer kişiliği ile çevresinde hayranlık uyandırmaktadır. Kocası, yüksek seviyede bir devlet memurudur. Anna Karenina’nın monoton bir evlilik hayatı vardır; bütün mutluluğu evinde ve çok sevdiği çocuğunda bulmaktadır.

Bir gün, Anna Karenina’ya, ağabeyi ile yengesinin aralarının açıldığı haberi gelir. Anna onları barıştırmak için Moskova’ya gider. Orada Vronski adında yakışıklı, genç bir kontla tanışır. Kontun, Anna’nın akrabası olan bir genç kızla seviştiği haberi ortalıkta dolaşmaktadır. Aslında Kont Vronski, ilk görüşte Anna’ya hayran olmuş ve genç kadına kur yapmaya başlamıştır. Önceleri ilgisiz davranmaya çalışan Anna, bir süre sonra dayanamaz, Vronski’nin aşkına karşılık verir.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : Dünya Klasikleri,Kitap Özetleri

2012 KPSS Lisans Soruları ve Cevapları

08 Temmuz 2012

7-8 Temmuz 2012 tarihlerinde yapılan 2012 KPSS Lisans sınavına ait tüm sorulara ve cevaplarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

2012 KPSS Lisans Soruları ve Cevapları, ÖSYM’nin yayın yasağının kalkması ve sitelerinden duyurulmasından sonra eklenecektir.

Sayfamızı Sık Kullanılanlara ekleyerek tekrar ziyaret edebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : KPSS Notları

Hızır (Masal)

13 Ocak 2012

Bir varmış, bir yokmuş. Bir padişah “Hızır’ı bulup getirene dilediğini vereceğim” diyerek, sokaklara tellâllar çıkartmış,
Hızır’ı kim bulacak? Hızır ancak ve ancak, Hıdrellez Bayra-mı’nda yeryüzüne iner ve sadece çok iyi insanların gözüne gözü­kür. Padişah istedi diye Hızır bulunur mu?
Çok yoksul, çok çocuklu fakir bir adam padişahın huzuruna çıkmış, yüklüce bir para isteyerek kırk gün içinde Hızır’ı bulaca­ğım demiş. Kırk gün geçmiş, padişah çağırtmış: “Hızır’ı buldun mu?” Adamın cevabı: “Bulamadım padişahım, çoluk çocuğumu açlıktan kurtarmak için yalan söyledim.” olmuş.
Padişahı aldatan bu adama verilecek cezayı vezirleri iler ko­nuşmuş.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : Kitap Özetleri,Masallar

Ayağına Diken Batan Karga (Masal)

11 Ocak 2012

Bir varmış, bir yokmuş. Gökte uçan, dağda gezen bir karga varmış. Bir gün ayağına bir diken batmış. Çıkarıp bir kocakarıya göstermiş. “Sakla, sonra gelip alırım” demiş. Kocakarı, birkaç gün saklamış. Sonra da şamdanını yakarken yanlışlıkla dikeni de yakmış. O anda karga gelip dikenini istemiş. “Yandı, ne yapayım” demîş.
Karga çıkmış evin karşısında bir dala. Başlamış “ya şamdan, ya diken” diye bağırmaya. Saatlerce bağırınca, kadın kurtulmak için şamdanı vermiş. Karga almış şamdanı, varmış başka bir yaşlı kadının yanma. “Sakla” diyerek şamdanı vermiş. Yaşlı kadın, şamdanı yakarak ahırına inmiş. İnek bir tekmede şamdanı kırmış. Karga gelmiş istemiş. Tuz buz olduğunu öğrenince, “öyleyse ineği ver” demiş. Kadın kulak asmamış. Karga da çıkmış bir dala: “Yaşamdan, ya inek” diye bağırmış da bağırmış. Kadın bakmış kurtu­luş yok, ineği vermiş. Karga ineği alıp, başka bir kocakarıya gö­türmüş ve “bunu sakla, gelip alırım” demiş. Aradan günler geç­miş, karga gelmemiş. Kocakan da ineği kesip, oğlunun düğünün­de ziyafet çekmiş. Karga düğün bitiminde gelip ineğini istemiş. “Yok” cevabını alınca da, bu sefer, “gelini ver” demiş. Tabii ki vermemişler. O da çıkmış bir dala, başlamış bağırmaya: “Ya inek, ya gelin!” Saatler sürmüş.

Yazının Devamını Oku »


Kategori : Kitap Özetleri,Masallar